DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB, DE/HB, ADHD, ADD)

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, istekleri erteleyememe (impulsivite) ve dikkat sorunları ile kendini gösteren bir psikiyatrik bozukluktur (APA 1994). Hiperaktivite ( DEHB ) aynı zamanda aileyi, okulu ve toplumu ilgilendiren bir eğitim ve öğretim sorunudur. Erken teşhisinde, tedaviyle elde edilen sonuçların oldukça başarılı olması hiperaktivitenin sağlık ve eğitim alanında çalışanlar tarafından mutlak bilinmesi gerekliktiğinin en önemli göstergesidir.

          1902 yılında George Fredick Still saldırgan, asi, disipline edilemeyen, aşırı duygusal, "ihtiraslı", kurallara uymayan, kaba, acımasız, yalancı, dikkatsiz, aşırı hareketli, sakar ve saldırganlığı dolayısı ile diğer çocuklar için tehlike arz eden çocuklardan söz etti.  Still bunu o zamanın anlayışıyla "kronik ahlak bozukluğu" olarak tanımladı.
         Amerikalı doktorlar bu çocukların çoğunun bir ortak noktasının olduğunu keşfettiler: Dikkat Eksikliği Sendromu benzeri belirtilerin yanısıra hemen hepsi 1917-1918 yıllarında yaşanan "beyin humması salgını"ndan sağ kurtulmuş çocuklardı."Beyin humması sonrası davranış bozukluğu" olarak tanımlandı. bu çocukların beyin özürlü olarak adlandırılmak için çok zeki olmaları nedeniyle "minimal beyin özürlü" tanımı popüler oldu
        Hiperaktivite ilk kez 1957'de Laufer ve Denhoff ile 1960'da Stella Chess tarafından adlandırıldı. Zaman içinde de bu bozukluğun doğru adı olarak psikoloji çevrelerinde kabul edildi. Daha sonra Dikkat Eksikliği ile Hiperaktivite olarak adlandırıldı.
       1972 yılında Virginia Douglas, Dikkat eksikliği ve düşünmeden hareket etmenin, bu çocuklarda aşırı hareketlilikten daha fazla dikkat edilmesi gereken bir nokta olduğunu öne sürdü. Böylece çalışmalar aşırı hareketlilikten, dikkat toplayamama sorunlarına yöneldi. Douglas'ın çalışma arkadaşı, Gabriel Weiss, aratırmalarının sonucunda çocuklardaki hiperaktivitenin, ergenlik çağında ortadan kalkma ihtimalinin olduğunu ancak dikkat ve davranış sorunlarının kalacağını iddia etti. Yapılan birçok araştırma sonucunda günümüzde bir çok alt bölüme ayrıldı. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunda 3 Temel sorun ortaya çıkmaktadır.
 hiperaktivite Kısa dikkat süresi (poor attention span)  hiperaktivite Yetersiz dürtü kontrolü (weak impulse control) ·hiperaktivite Aşırı hareketlilik (hyperactivity)
      Başlangıcı genellikle 3 yaş dolaylarında olmakla birlikte, tanı düzenli öğrenim için gerekli dikkat süresi ve yoğunlaşmasının gelişmesinin beklendiği ilkokul yıllarında konulmaktadır. ADHD, populasyonun yaklaık %3-6’sında gözlenir. Erkek / Kız oranı Hallowell ve Ratey `e göre 3/1 ‘dir. ADHD Owner's Manual bu oranı 7/5 olarak belirtir.
      Dikkat Eksikliği Senromu olan çocukların %30 unda hiperaktivite yoktur. Onların ana sorunu dikkatlerini toplayamamak ve konsantre olamamaktır. Genellikle "uyurgezer" görünümünde, sessiz, uyuşuk ve aşırı duygusaldırlar. hiperaktivite eşlik edenler ise, düşüncesizce davranan ve organize olamayan bireylerdir. Genellikle, sürekli kıpırdanırlar ve vücutlerının bir parçası sürekli hareket halindedir. Bir yerde oturamazlar. Eşyalarını unuturlar ve kaybederler. Başladıkları işi bitirmeden bir diğerine başlarlar. Müdaheleci ve rahatsız edicidirler. Sıra bekleyemezler. Cevapları soruları beklemeden ağızlarından kaçırırlar. Düşünmeden tehlikeye atılırlar. Normal faaliyetleri "sıkıcı" bulurlar.
Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB) `nun nedeni kesin olarak bilinmesede oluşmasından sorumlu tutulan bazı etkenler üzerinde durulmaktadır. Bu etkenlerin başlıcalarını sıralayacak olursak:
hiperaktivite Genetik nedenler hiperaktivite Gıda ve katkı maddeleri
hiperaktivite Nörotransmitterler hiperaktivite Psikososyal etkenler
hiperaktivite Beyin hasarı hiperaktivite Beyindeki yapısal ve işlevsel farklılıklar
Genetik Nedenler: Özellikle birinci ve ikinci dereceden akrabalarla yapılan aile çalışmaları hiperaktif çocukların ailelerinde antisosyal kişilik bozukluğu, histeri, alkolizm ve madde kullanımının daha sık olduğunu ortaya koymaktadır.Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) olan çocukların anne babalarında benzer belirtiler olma oranı normal çocuklara oranla 2-8 kat fazladır. Genetik geçişin tekyumurta ikizlerindede %80-90, çift yumurta ikizlerinde %30 olduğu bildirilmektedir. Son yapılan çalışmalar DrD4, DrD2 genlerinin Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir.
Beyindeki yapısal ve işlevsel farklılıklar: Beynimizdeki dikkatin yoğunlaştırılması, sürdürülmesi, davranışların kontrol edilmesi, planlama yapılmasından sorumlu olan alanlar beyin görüntüleme yöntemleri ile incelendiğinde, Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) olan bireylerde, normal bireylere göre daha küçük bulunmuştur ya da farklı bir simetri vardır.SPECT çalışmalarında sitriatumda bölgesel kan akımında azalma, duyu ve motor bölgelerde ise artma olduğu gözlenmiştir. PET çalışmalarında Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) olan çocukların frontal loblarında beyin kan akımı ve metabolik hızda azalma olduğu gözlenmiştir. Bu bölgelerde oksijen, glukoz kullanımı ve kan akımı normalden daha azdır. Nörofizyolojik çalışmalar frontal lobun daha alt merkezleri baskılayıcı etkisinin bozulduğu ya da olmadığı ve retiküler aktive edici sistemin dikkat merkezi üzerindeki etkisinin azalmasından söz etmektedir.
Psikososyal Etkenler: Bozukluğun gelişmesinde temel bir etkiden çok hazırlayıcı ve ortaya çıkışını hızlandırıcı etkilerden söz edilebilir. Kaotik alie yapısında yetişen ve ağır ihmal ve tacize maruz kalan çocuklarda da Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) belirtileri gözlenebilmektedir.Bozukluğu olan çocukların sıklıkla parçalanmış ailelerden geldiği, anne babanın sürekli geçimsizliği ve anne babada sürekli bozukluk ile tek ya da ilk çocuk olma oranının kontrollerden daha fazla olduğu bildirilmektedir. Yetiştirme yurdundaki çocukların dikkat sürelerinin kısa ve aşırı hareketli oldukları gözlenmiş, bunun uzun süre duygusal yoksunlukla ilişkili olabileceği ileri sürülmüştür.
Nörotransmitterler: Tedavide kullanılan ilaçların etkilerinden yola çıkarak nörotransmitterlerde irdelenmektedir. En sık kullanılan ilaçlar olan amfetaminler hem dopamin hem de norepinefrini etkilediğinden her iki sistemde de işlev bozukluğu olabileceği ileri sürülmüştür. Ancak ispatlanamamıştır.
Beyin Hasarı: Hamilelik döneminde gizli ya ada açık minimal derecede Merkezi Sinir Sistemi ( MSS ) hasarı olduğu belirtilmektedir. ilaca maruz kalma ve intra uterin infeksiyonlar, zor doğum, düşük doğum ağırlığı dikkat çekmiştir. Bu hasara yol açan toksik, metabolik, mekanik ve dolaşımla ilgili nedenler olabileceği gibi MSS’yi etkileyen enfeksiyonlar da söz konusu olabilir. Silik nörolojik belirtiler ve daha az olmakla birlikte bazı öğrenme bozukluklarının olması ve özgün olmayan EEG bozuklukları ve epilepsi gelişme olasılığının normalden daha yüksek olması bu hasarı kanıtlar niteliktedir. Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) çocuklarda, yaygın özgül olmayan EEG değişiklikleri ve yavaş dalga etkinliğinde artma bildirilmiştir.Klinik olarak nörolojik bozukluk kanıtının olmadığı davranış sorunlarında rutin EEG taramasının sınırlı bir değeri olmaktadır. Çeşitli araştırmalardaki EEG sonuçlarının Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB )’na özgül olmadığı, bu çocuklarda MSS’nin olgunlaşmasındaki gecikmeyi gösterebileceği kabul edilmektedir.
ANNENiN GEBELiK ÖNCESi YADA GEBELiK SIRASINDA
 
ÇOCUĞUN ÖYKÜSÜNDE
hiperaktivite Tıbbi durumu   hiperaktivite Gelişmede gecikme
hiperaktivite Duygusal zorluğu (Depresyon)   hiperaktivite Enürezis
hiperaktivite Alkol kullanımı   hiperaktivite Düşük doğum ağırlığı
hiperaktivite Sigara içmesi   hiperaktivite Öfke nöbetleri
  hiperaktivite Kafa travması (belirgin ilişki)
    hiperaktivite Tikler
DEHB tanısı için "DSM-IV (APA- ABD) ve ICD-10 (WHO-AVRUPA)" iki tanı ölçeği kullanılır. Bu gün ülkemizde rağbet gören DSM-IV`dür. ICD-10 ölçeği daha çok hareketlilik sonrasında dikkat üzerine yoğunlaşır. DSM-IV`e göre tanı koyabilmek için gözlenen belirtilerin Ev ve Okul gibi iki ayrı ortamda gözlenmesi şarttır.
  ADHD-IN (DiKKAT EKSiKLiĞi ÖNDE OLAN TiP): Dikkat eksikliği belirtileri ön plandadır, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ya yoktur ya da tanı alacak kadar şiddetli değildir.
  ADHD-Combo (BiRLEşiK TiP ): Hem dikkat eksikliği hem de aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileri tanı alacak kadar şiddetlidir. En sık olarak görülen tip birleşik tiptir.
  ADHD-HI (AŞIRI HAREKETLiLiK ÖNDE OLAN TiP): Aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirgin olarak vardır, dikkat eksikliği belirtileri vardır ancak tanı alacak kadar şiddetli değildir.
Dikkat eksikliği dikkat süresinin ve yoğunluğunun bireyin yaşına göre olması gerekenden az olmasıdır. Dikkatin belirli bir noktaya toplanamaması ve kolayca dağılması, dağınıklık, unutkanlık, eşyaları kaybetme gibi belirtilerle kendini gösterir. Dikkat eksikliğinde sorun dikkat edememek değil, dikkatin belirli bir noktaya odaklanamamasıdır. Bu tür bireyler aynı anda tüm uyaranlara birden dikkat ederler bu nedenle belirli bir işle uğraşırken başka bir uyarıcı kolaylıkla dikkatin dağılmasına neden olur. O anda uğraştıkları işi bırakıp bir başka işe yönelebilirler.
Uyarana ve çevreye ait bazı faktörler dikkat süresi ve yoğunluğunu etkiler. Ödev başında 10 dk’dan fazla oturamayan bir çocuk bilgisayar başında saatlerce oyun oynayabilir ya da sevdiği bir TV programını izleyebilir. Dikkat eksikliği olan bir birey için dikkatin bir noktaya odaklanması ve sürdürülmesi kalabalık, gürültülü ve uyaranın fazla olduğu ortamlarda daha da zor olur. Bununla birlikte bire bir ilişkilerde, sakin ortamlarda ve ilgisini çeken bir konuda daha uzun süre odaklanabilir. Dikkat süresi ve yoğunluğu her yaşta farklıdır. 5-6 yaşlarındaki bir çocuk için normal kabul edilebilecek dikkat süresi 12 yaşındaki bir çocuk için kısadır. Bu nedenle her birey kendi yaş dilimi içinde değerlendirilmelidir.
Dikkat Eksikliği Belirtileri
hiperaktivite Bazı şeyleri çok iyi hatırlar, ama bir dakika önce söyleneni hatırlamaz
hiperaktivite Detaylara önem vermeyip dikkatsizce yanlışlar yaparlar.
hiperaktivite Ona ne söylendiğini dinlemiyormuş gibi görünürler, adeta ayakta uyurlar.
hiperaktivite Bir yere odaklanmakta ve dikkatini devam ettirmekte güçlük çekerler.
hiperaktivite Organize olamaz,eşyalarını bulamazlar, sırası,dolabı,odası savaş alanı gibidir
hiperaktivite Aralıklı performans gösterirler; ödevini bir gün yapar bir gün yapmaz.
hiperaktivite Okurken kaldıkları yeri devamlı kaybederler,ne okuduklarını unuturlar.
hiperaktivite Konu dışı bir uyaranla akılları kolayca karışır.
hiperaktivite Kolay sıkılırlar.
hiperaktivite Başarısı çok değişkendir , aynı dersin sınavlarında bile bir iyi bir kötü not alabilir
hiperaktivite Bir şey yapması istendiğinde, başka bir şey yapar
hiperaktivite Ayakkabı, kravat bağlamayı öğrenemiyebilir
hiperaktivite Unutkandırlar.
hiperaktivite Başarısız olduğunda uğraşmaz hemen vazgeçer
Aşırı hareketlilik (Hiperaktivite) Belirtileri

Enerjiktirler,ellerini ayaklarını nereye koyacaklarını bilemezler.

hiperaktivite Sakin duramazlar,sandalyeden atlarlar,düşerler,koltukta kıvranırlar.
hiperaktivite Gereksiz davranışlarda bulunurlar; ayağı yere vurmak,volta atmak gibi.
hiperaktivite Gereksiz saçma sesler çıkarırlar.
hiperaktivite İsteklerini erteleyemezler,hemen her şey olsun isterler.
hiperaktivite Sınıfın içinde dolanırlar.
hiperaktivite Söyleyeceklerini ketleyemezler,akıllarına geleni söylerler, Aşırı konuşurlar.
hiperaktivite Kuralları bilirler ama aynı hataları tekrarlarlar.
hiperaktivite Sessizce oynayamazlar, başkalarının oyunlarına karışırlar
hiperaktivite Parmak kaldırıp beklemekte güçlük çekerler.
hiperaktivite Oyun ve aktivitelerde sırasının gelmesini bekleyemez.
hiperaktivite Sonuçlarını düşünmeden hareket ettikleri için kazaya eğilimlidirler. Yüksekten atlarlar,önlerine bakmadan bisiklete binerler vs.
hiperaktivite Ödevlere, sınavları talimatları beklemeden başlarlar, aceleden hepsini okuyup veya dinlemedikleri için bildikleri şeylerde bile hata yaparlar.
Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) ÖYKÜ
        Aileden çocuğun bütün gelişim basamakları hakkında olabildiğince geniş bir anamnez alınmalıdır. Aileye ait anamnezin de üzerinde çok kapsamlı durulur. Ayrıca çocuk yetiştirme ve disiplin tarzları değerlendirilmelidir. Çocukla görüşmede çocuğun davranışları, ilişki kurma biçimi gözlemlenir. Çocuğun zamanının önemli bir bölümü okulda geçmektedir, dikkat eksikliği en belirgin olarak okulda yaşanır. Bu nedenle okul çağındaki bir çocukta Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) tanısı koyabilmek için öğretmenlerden bilgi alınması şarttır.
DEĞERLENDiRME,ÖLÇEKLER ve ENVANTERLER

·AiLENiN ve ÖĞRETMENiN DEĞERLENDiRiLMESi= Turgay DSM-IV’e göre Yıkıcı Davranım Bozuklukları Tarama Ölçeği , Conner’s Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) Ölçeği , Hacettepe Yıkıcı Davranım Bozuklukları Ölçeği, Çocuk ve Gençler için Belirti Tarama Envanteri (Gadow-Sprafkin), Çocuk Davranış Değerlendirme Ölçeği (CBCL-Achenbach) , psikiyatrik bozukluklar için kullanılan ölçekler ( Yanında eşlik eden başka bir bozukluğu ortaya çıkarmak yada ayırıcı tanı amacıyla)

· ÇOCUĞUN DEĞERLENDiRiLMESi= Karşılıklı yapılan hareketlere dayalı dikkat, bellek, algılama ve yönelim testleri, Bilgisayar ile uygulanan dikkat testleri (Sürekli performans testi, TOVA), Nöropsikolojik testler.
· KLiNiK DEĞERLENDiRME= BT ve EEG Çalışmaları spesifik sonuçlar vermez. SPECT çalışmalarında sitriatumda bölgesel kan akımında azalma, duyu ve motor bölgelerde ise artma olduğu gözlenmiştir. PET çalışmalarında DEHB olan çocukların frontal loblarında beyin kan akımı ve metabolik hızda azalma olduğu gözlenmiştir. Ancak rutin uygulamaya geçmiş tanı kriterleri değildir.
 
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞUNUN AYIRICI TANISI
       3 yaşından küçük çocuklarda, aşırı hareketlilik ve dikkatsizlik gibi temel belirtilerin Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB )’nda sıklıkla gözlenen görsel-motor ve algı ile ilgili yetersizliğe mi, yoksa normalde tam olarak gelişmemiş sinir sisteminin klinik görünümüne mi bağlı olduğunun ayırımını yapmak oldukça güçtür.
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU ile BENZER BELiRTiLER GÖSTEREN DiĞER HASTALIKLAR
·PSiKOLOJiK SORUNLAR= Öğrenme bozuklukları, Zeka geriliği, Davranım bozukluğu, Yaygın anksiyete bozukluğu, Bipolar bozukluk, Çocuk/gencin fiziksel, duygusal ya da cinsel istismarı, Aile içinde çatışma ve gerginlikler, Uygun olmayan ya da yetersiz disiplin yöntemleri, Yaşanmış ya da halen devam eden belirli stresler (boşanma, göç, bir yakının kaybı, kronik hastalığı vb)
· TIBBi SORUNLAR= Beyinde yapısal bozukluklar,Frajil-X sendromu, Anemi, Kurşun zehirlenmesi,Uyku apnesi, Bazı nörolojik bozukluklar (epilepsi, Sydenham koresi),Tiroid bezi hastalıkları, Bazı ilaçların yan etkileri ( epilepsi, kalp, astım ilaçlarının)
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU ile BiRLiKTELiK GÖSTEREBiLEN DiĞER BOZUKLUKLAR
·Karşıt olma-karşı gelme bozukluğu %50
·Davranım bozukluğu %30-50
·Öğrenme bozuklukları %20-35 (LD, ÖÖG)
· Tourette sendromu (DEHB’luların %20’si tik bozukluğuna, tik bozukluklarının ise %40-60’ı DEHB’una sahiptir).
· Anksiyete bozuklukları %5-15
· Depresyon ve diğer duygudurum bozuklukları %3-75
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞUNUN SEYRİ
       Uzun süre Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB )`nun bir çocukluk dönemi bozukluğu olduğuna ve Erişkin döneme geçildiğinde kaybolduğuna inanıldı. Yapılan çalışmalarla bu durumun çok küçük bir gurup için geçerli olduğu ortaya kondu. Bozuklukta 3 gidişten söz edilmektedir:
        1.Genç erişkinliğin erken döneminde belirtilerin kaybolduğu grup. (%30)
      2.Belirtiler sosyal ve duygusal güçlüklerle erişkin dönemde de sürer. (%40)
      3.DEHB bulguları yanı sıra alkolizm, madde kullanımı ve antisosyal kişilik bozukluğu gibi psikopatolojilerinin oluştuğu gruptur. Bu kötü gidişin en güçlü belirleyicisi çocukluk döneminde Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB )’ya komorbid olarak DB’nun olması ve aile içi güçlüklerin olmasıdır. (%30)
       %30-65’i erişkinlikte de bu tanıyı alırlar. Temel belirtiler aynı olmakla birlikte her yaş döneminde farklı bir görünüm vardır.
       Hiperaktivite yaşla birlikte azalmakta, ancak dikkatsizlik ve dürtü denetim sorunları kalıcı olabilmektedir. Genellikle ilk kaybolan aşırı hareketlilik, en son kaybolan ise dikkat eksikliğidir. Remüsyonun 12 yaşından önce seyrek olduğu, genellikle 12 ile 20 yaşlar arasında görüldüğü bildirilmektedir. Ancak olguların önemli bir bölümünde bozukluk kısmi remisyona girmekte ve duygu durum bozuklukları ile antisosyal ve diğer kişilik bozukluklarının ortaya çıkışı kolaylaşmaktadır. Öğrenme sorunları sıklıkla sürmektedir.
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞUNUN TEDAViSi
 
        Tedavinin ilk şartı, aile okul ve hekim arasında sıkı işbirliğidir. Çünkü Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) evde olduğu kadar okulda da sorun yaşanmasına neden olur. Öğrenmeyle ilgili sorunlar yanında arkadaş ilişkilerinde yaşanan sorunlar ve kurallara uyma güçlüğü aile ve okulun ortak ve sağlıklı yaklaşımlarıyla aşılabilir. Öncelikle ailenin hiperaktivite hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Çünkü çocukta var olan sorunların nedenlerini başka yerlerde aramak, çözüm üretmeyi engellediği gibi, telafisi mümkün olmayan yanlış yaklaşımlar sergilenmesine neden olacaktır. Öğrenme güçlüğü çeken çocuklarda özel eğitim programlarının uygulanması gerekir. Kalabalık sınıflarda dikkatlerinin dağılması nedeniyle öğrenemeyen çocuklara bireysel eğitim desteği verilmelidir. Bireysel eğitim planlaması yaparken mutlaka çocuğun durumuna göre değerlendirme yapılmalıdır.
     iLAÇ TEDAViSi=  Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) belirtileri tedavisinde en yaygın olarak kullanılan ilaç psikostimülanlardır. DEHB sendromu belirtileri gösteren çocukların %80 i ilaca karşılık verir. Bu ilaçlar dürtüsel davranışları ve hiperaktiviteyi kontrol altına alırlar. Tedavide kullanılan ilaçlar Ritalin,(metilfenidat)--en fazla kullanılan-- Dexedrine (dextroamfetamin) ve Cylert (pemolin) dir. Her çocuk için ilacın dozu farklıdır ve doğru dozun bulunabilmesi için değişik dozlar uygulanırken yakın doktor kontrolü gereklidir. Psikostimülanların en fazla görülen yan etkileri: iştahsızlık, kilo kaybı ve uykuya dalmakta zorluktur. Bu yan etkiler genellikle ilacın dozu değiştirilerek kontrol altına alınabilir. Ancak unutulmaması gereken en önemli konu ilaç tedavisinin başarısının yanı sıra kontrolsüz , doktor denetimi olmadan kullanılan ilacın yarar değil zarar verdiğidir.
 YUKARDAKi iLAÇ iSiMLERi BiLGiLENDiRMEK AMACI iLE YAZILMIŞTIR. HiÇBiR ŞEKiLDE DOKTOR DIŞINDA BiRi TARAFINDAN TAFSiYE EDiLEMEZ.
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu | Öğrenme Güçlüğü | Disleksi | Otizm | Rett Bozukluğu |Asperger Send.| Down Sendromu | Mental Retardasyon | Kekemelik |Cerebral Palsy | Ana Sayfa